4.09.2011

noma



Yasanacak sehirler listesinde ust siralari kapatanlardan biri de Kopenhag. Henuz gidip gormuslugum yok ama ilk hedeflerimden biri diyebilirim. Gezi bloglarindan, dergilerden, es-dosttan gerekli bilgileri toplamaya basladim bile, hele su onumuzdeki kisi bir atlatalim.

Ilk defa gittigim her sehirde, kaliteli, en az bir restorana, butce de el verdikce gitmeye calisirim. Kopenhag icin simdiden sectigim restoran, René Redzepi'nin Noma'si. René Redzepi siradan bir sef degil. Danimarka'li anne, Arnavut babanin cocugu olarak Makedonya'da buyumus, savasla birlikte Danimarka'ya geri donmus ve gastronomi okumaya karar vermis, sonrasi ise basari hikayeleri. 2 Michelin yildizli restorani Noma, 2010 ve 2011'de Dunyanin en iyi restorani secildi. Danimarka hukumetinin destegiyle, toplumu yemek konusunda bilinclendirme hedefli, sektorun duayenlerini biraraya getiren, basbakanlarin bile yakindan takip ettigi, yemek sektorunun gidisatini masaya yatiran Footcamp Sempozyumunu duzenledi.

Boylesine basarili bir sefi tum dunyanin tanimasini saglayan Noma, ilgimi cekiyor dogrusu. Sadece oduller degil tabii ki ilgimi ceken. Manifestolarindaki, kaz cigeri, kurutulmus domates, zeytin yagi vs ezberinin disina cikan, lokal ve geleneksel Danish lezzetlerini, modern tekniklerle, kendi bunyelerinde uretip hazirlamalarina yapilan vurgu onemli. Mekanin yalin tasarimi cok hos. Noma'da gecirilen vaktin farkli bi deneyim olacagi kesin.